43. DÖNEM 1. BÖLGELERARASI TOPLANTISI KONYA’DA GERÇEKLEŞTİ

43. DÖNEM 1. BÖLGELERARASI TOPLANTISI KONYA’DA GERÇEKLEŞTİ

 

43. Dönem I. Bölgelerarası Toplantısı Türk Eczacıları Birliği ve 54 eczacı odası başkanları ve yöneticilerinin katılımıyla 23 -25 Haziran 2022 tarihlerinde Konya’da gerçekleşti.


Toplantıya; Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ve Denetleme Kurulu Üyeleri, Yüksek Haysiyet Divanı Üyeleri, Türk Eczacıları Birliği geçmiş dönem yöneticileri, bölge eczacı odalarının başkan, yönetici ve delegeleri katıldı.


Konya Eczacılar Odası Başkanı Uzm. Ecz. Ahmet Hakan Koru toplantının açılışında yaptığı konuşmada, ilaç fiyat kararnamesinin acilen güncellenmesine büyük ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Günümüz ekonomik şartları ayakta durmamızı güçleştirmektedir. Güncellenmeyen ilaç fiyat kararnamesi hayat memat meselesi haline gelmektedir. Eczacının derdi asla çok para kazanmak değildir” dedi.


İhtiyacın üzerinde yeni eczacılık fakültelerinin açılması, bazı firmaların kamu kurum ıskontolarını uygulamaması gibi sorunlar bulunduğuna da dikkat çeken Koru, “Ancak birlik ve beraberlik içinde her türlü zorluğu aşabiliriz” diye konuştu.

Açılışta söz alan Türkiye Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumu önceki Başkanı Ecz. Harun Kızılay, konvansiyonel tedavide kullanılan ilaçların oranının düştüğüne dikkat çekerek bunun farklı bir alan açtığını ve eczacılık mesleğini etkileyeceğini vurguladı. Yeni eczacılık fakültelerinin açılması konusuna değinen Kızılay, yeni mezun eczacıların istihdamını da içine alan yeni bir planlamaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Kızılay, “Serbest eczacılık modeli başta olmak üzere bunları tartışmaya yeniden ihtiyaç var” dedi.


Ardından söz alan Bursa Eczacılar Kooperatifi Başkanı Ecz. Recep Görmez, eczacıların içinde bulunduğu ekonomik duruma dikkat çekerek eczanelerin finansal açıdan bu hali sürdürmesinin zor olduğunu vurguladı.


Konya Valisi Vahdettin Özkan, eczacılığın önemine dikkat çekerek, bir sorun ya da riskle karşı karşıya kalındığında bütün parametrelerin iyice analiz edilmesi gerektiğini dile getirdi. Özkan, “Günümüzde sağlıkla ilgili en büyük risk bağımlılık yaratan zararlı maddelerdir. Artık tüm aile hekimlerinin, tüm eczacıların, tüm sağlıkçıların, tüm anne babaların bu mücadelede işin içinde olması lazım” dedi.


Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Arman Üney de konuşmasında, “Bizim Türk Eczacıları Birliği olarak en temel görevlerimiz arasında; eczane sahipliğinin eczacı mülkiyeti ile sınırlı olmasını ve reçetesiz ilaçların eczane dışından satılamadığı bir ülke olmamızın devamlılığını sağlamak var. Biz de bunun bilinciyle ve sorumluluğu ile hareket ediyoruz. Eczacılar, içinde bulundukları sorunları aşabilmek için gerekli güce, vizyona ve iradeye sahiptirler. Bizler de Birliğimizin yeni yönetimi olarak bu güçle, bu vizyonla ve bu iradeyle çalışıyoruz. Hedefimiz ortak bir ses oluşturmak ve bu ortak ses ile Türkiye'nin her yerindeki eczacılarımızın itibarlarını güçlendirmek ve hak ettikleri en üst seviyeye taşıyabilmektir” ifadelerine yer verdi.


Üney, eczacının sabrının sürekli olarak test edildiğini belirterek şunları söyledi:

“Bizler bu ülkenin eczacılarıyız. Bizler, sağlık sisteminin kilit taşıyız. Sağlık sisteminin nöbetçileriyiz. Bugünden sonra eczacının ihtiyaçlarının görmezden gelindiği bir sistem sağlık sistemini tehlikeye atar. Bizler kamunun kaynaklarının en iyi şekilde kullanılması için her zaman özverili bir şekilde davranmışken bizlere reva görülen bu durumu kabul etmiyoruz.

Bugün 500 meslektaşımızla bir araya geldiğimiz bu toplantıda bilinmelidir ki; Merkez Heyetimizin iradesi eczacının hak ettiğini alabilmesi için gereken ne varsa sonuna kadar yapılması yönündedir.

Bu toplantıda gerekirse eczane kapama da dahil olmak üzere eylem planımızı en etkili, en güçlü şekilde oluşturarak kamuoyuyla paylaşmamız gerekiyor. Eczacının sahipsiz olmadığını birlikte ortaya koyacağımız irade ile göstermek boynumuzun borcudur.”

43. Dönem Merkez Heyetinin en çok uğraş verdiği ana gündem maddelerinin başında kamuda çalışan ve kamudan emekli olan eczacıların özlük hakları olduğuna dikkat çeken Üney, “TBMM’deki yasa görüşmeleri öncesinde ve yasa görüşmeleri başladığında komisyon aşamasından itibaren Sağlık Bakanı dahil bütün ilgililere bunun kamuda çalışan ve kamudan emekli olan eczacılara yönelik bir haksızlık olacağı defalarca iletmiştik. Buna rağmen, bugün Resmi Gazete’de yayımlanan kanun ile taleplerimiz doğrultusunda olmadığına tanık olduk. Biz kamu eczacılarının taleplerini yükseltmeye ve onların ve emekli olan meslektaşlarımızın hak ettikleri özlük haklarına kavuşana dek mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Üney ardından konuşmasında şu ifadeler yer verdi:

“Mesleğimizi icra ederken yaşadığımız sorunlardan biri de tüm sağlık çalışanlarına olduğu gibi eczacılarımızın da yaşadığı şiddet olayları. Hepimiz nutkumuz tutularak ama bir o kadar da dişlerimizi sıkarak Ataşehir’deki meslektaşımıza yapılan saldırıyı izledik.

Bu konu bizim için basit bir adli vaka değildir. Eczacımız sağlık hizmeti verirken eczanesinde ölümle tehdit edilmiştir. Bugünden sonra eczacımızın kılına zarar gelirse bu ülkenin 44 bine aşkın eczacısını sokağa döker, haddini bilmeyenlere haddini bildiririz.”

Toplantının devamında Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Ecz. Saygın Garğın, kapsamlı bir sunum eşliğinde gerçekleştirerek çalışma raporunu katılımcılarla paylaştı.


Türk Eczacıları Birliği Saymanı Uzm. Ecz. Tahir Özelçi, Türk Eczacıları Birliği mali raporunun sunumunu gerçekleştirdi.


Türk Eczacıları Birliği II. Başkanı Ecz. İhsan Orkun Yılmaz, Toplumda Eczacı İmajının Geliştirilmesi –İletişim Stratejisi Taslağını ayrıntılarıyla anlatarak bundan sonra izlenecek iletişim stratejisini katılımcılarla paylaştı.


Türk Eczacıları Birliği Denetleme Kurulu Başkanı Ecz. Oğuzhan Ulutaş, Türk Eczacıları Birliği Denetleme Kurulu Raporu'nun sunumunu yaptı.


Toplantının ikinci ve üçüncü gününde ise bölge eczacı oda başkanları ve yöneticileri görüş ve değerlendirmelerde bulundu.




Toplantının kapanışında bir konuşma yapan Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Arman Üney, mesleğin sorunlarının giderilmesi için üzerlerine düşen her görevi kararlılıkla yerine getireceklerine dikkat çekerek, “Artık harekete geçmekten başka çaremiz kalmamıştır. Tek ses olacaksak ilk sesi buradan duyurmamamız gerekiyor. Meslek için buradayız, meslek için ayaktayız…” dedi.